BİREYSEL EĞİTİM
Bireysel eğitim, öğrencinin özel ihtiyaçlarına ve
yeteneklerine göre özelleştirilmiş bir eğitim programı sunulmasıdır. Bu
program, öğrencilerin zayıf yönlerine dikkat gösterir ve
onların gelişimini desteklemek için uygun yöntemler, materyaller ve kaynaklar
kullanır. Bireysel eğitimde, öğrencinin hızı ve öğrenme durumları dikkate
alınır ve eğitim, öğrencinin kendi bireysel öğrenme ihtiyaçlarına göre
planlanır. Bireysel eğitim, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal
becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur ve onların öğrenme potansiyellerini
maksimize etmeye çalışır.
GRUP EĞİTİMİ
Grup eğitimi, belirli bir konu veya hedef doğrultusunda
bir araya gelen kişilerin, bir öğretmen ve yardımcı rehber tarafından
yönetildiği ve öğrenme sürecinin birlikte yürütüldüğü bir eğitim türüdür. Grup
eğitimi, birkaç öğrencinin aynı anda katıldığı öğretim programıdır. Grup
eğitimi, öğrencilere diğer insanlarla etkileşim kurma ve sosyal becerilerini
geliştirme fırsatı sağlayabilir. Grup eğitimi, birçok öğrencinin aynı anda aynı
konuyu öğrenmesine olanak tanır ve öğretmenlerin daha fazla öğrenciye
ulaşmasına yardımcı olur. Ayrıca, grup eğitimi, öğrencilerin birbirleriyle
etkileşim kurmasına, farklı bakış açılarını paylaşmasına ve birbirlerinden
öğrenmelerine olanak tanır. Grup eğitimi, öğrencilerin sosyal becerilerini
geliştirmelerine, özgüvenlerini artırmalarına ve bir topluluk içinde yer
almalarına yardımcı olabilir.
KÜÇÜK YAŞ GRUP EĞİTİMİ
Küçük grup eğitimi, bir öğretmen ve yardımcı rehber
eşliğinde birkaç öğrenciye yönelik yapılan
eğitim faaliyetleridir. Genellikle öğrencilerin benzer öğrenme ihtiyaçlarına
sahip olduğu durumlar dikkate alınır. Küçük gruplar, öğrencilerin sosyal
etkileşim becerilerini geliştirirken, bireysel öğrenmeye de olanak tanır.
Eğitimler öğrencilerin ihtiyaçlarına göre farklı alanlarda uygulanabilir.
Örneğin, bir grup öğrenci dil ve iletişim becerilerini geliştirmek için bir
araya gelebilir. Başka bir grup, özbakım becerileri ve günlük yaşam
aktiviteleri üzerinde çalışabilir. Küçük gruplar ayrıca, öğrencilerin sosyal
becerilerini geliştirmelerine de yardımcı olur. Küçük grup eğitimi ayna görevi
görerek, öğrencilerin birbirlerinden öğrenmelerine de olanak tanır.
2-3-4 YAŞ OYUNLARI
Genellikle bireysel oyunların oynandığı dönemdir.
Oyuncaklarını paylaşmayı tercih etmez ve oyununa başkasının dahil olunmasından
hoşlanmazlar. 2-3-4 yaş oyun eğitiminde çocuk, yaparak ve yaşayarak öğrenir.
Dokunur, görür, koklar, dinler, tadına bakar ve hisseder. Bütün duyularını
kullanır. Gördüklerini örnek alarak iletişime geçer, isteklerini
bildirir.Böylece daha kalıcı ve doğal bir öğrenme gerçekleşir. Çocukların
sürekli oynadığı ve oyun oynamayı ne kadar çok sevdikleri düşünülürse oyunun
eğitimde kullanılmasının ne kadar etkili ve kolay olacağı anlaşılabilir. Öğrenilen
oyun ya da birlikte geçirilen zaman bilgilerin pekiştirilmesini ve daha
rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlar.
Piaget’e göre oyunun sınıflandırılmasında,çocukların
oyunlarını,zihinsel gelişime paralel olarak 3 aşamada açıklar.
Alıştırmalı Oyun
(İşlevsel oyun- Duyu / Sensomotor dönem):
0-
2 yaşdöneminde çocuklar bedenlerini ve çevrelerini öğrenme ve
tanıma aşamasındadırlar. Piaget‟in bu dönemde işlevsel oyun
olarak tanımladığı oyun, çocuğun bedenini, nesneleri ve bunların
fonksiyonlarını öğrenerek tekrarlaması ve bunu oyun haline getirmesidir. Bu
dönemde, çocuk çevresindeki objeleri ve bedenini yönetmeyi öğrenir. Daha sonra
da bu hareketleri tekrarlayarak oyun oynar. Kaşığı bir yere
vurduğunda ses çıkardığını duyan çocuk, bu sesi tekrar duymak için kaşığı çeşitli eşyalara vurabilir
ve çıkardığı sesleri tekrarlayarak ses oyunları yapabilir.
Sembolik
Oyun (Taklit simgesel oyun ): 2- 12 yaşlar arasını kapsayan bu
dönemde çocuk, çevresinde yaşadığı olayları, kivileri, nesneleri
ve hayvanları taklit etmeye başlar. Çocuk, oyunda gerçek model olmaksızın
bir kaptan yalancıktan su içebilir veya at gibi davranabilir. Bu olayları
taklit ederken, onun
olayları anlayışı, algılayışı farklılaşır, gelişir ve
tamamlanabilir. Bu dönemin sonuna doğru, çocuğun oyunu gerçeğe daha uygun
olmakta ve işbölümüne daha fazla dayanmaktadır. 7-
8 yaşlarından sonra ise, oyunun gerçeklere uygun oynanması, onun
kurallarının ve amaçlarının daha önceden detaylı olarak belirlenmesine sebep
olmaktadır.
Kurallı
Oyun: Piaget‟e göre bu oyun Şekli 12 yaşından sonra
yani somut işlemler aşamasından sonra ortaya çıkmaktadır. Çocuk
oyunda artık daha mantıklı, daha sosyaldir ve zihninde gerçekler daha
da kesinleşmiştir. Ayrıca egosantrizm ve fantezi (hayal-imge)
oyunlar azalmış ve oyun belirli kurallara bağlanmıştır. Bu
dönemde genellikle, kesin ve bazen de karmaşık kuralları olan
oyunlar oynanır. Örneğin; saklambaç, sek sek oyunu veya organize spor oyunları
gibi beceri oyunları ve satranç, dama gibi zeka oyunları bu dönemin en popüler
oyunları arasındadır. Bu dönemin çocuk oyunları, beceri, zeka ve hepsinden de
öte kural bilgisi gerektirmektedir. Bu oyunlara “yapısal oyunlar” da
denilir ve oyunun temel kurallarını bilmeyen veya uymayan çocuklar ya cezalandırılır
ya da bir daha oyuna kabul edilmezler.
DAVRANIŞ PROBLEMLERİ
Problem davranış çocuğun sosyal ilişkilerine, iletişimine
ve öğrenmesine engel olan, kendine, ailesine, yaşıtlarına ve yetişkinlere zarar
vermesine sebep olan, süreklilik hâlini kazanmış davranışlardır.
Genellikle öfke nöbetleri ve şiddet eğilimiyle ortaya
çıksa da, bazı durumlarda uzun ağlama krizleri gibi reaksiyonlar ortaya
çıkabilir. Problem davranış çözülmediği sürece çocuğun gelişimini tamamlaması
zor olacaktır.
Problem davranışlar her şeyden önce çocuğun var olan
becerilerini kullanmasını engeller. Bu davranış kalıplarına sahip olan çocuklar
becerilerini kullanmadıkları için bir süre sonra pratik yeteneklerini kaybetme
riski taşımaktadır. Örneğin kalem kullanma becerisine sahip bir çocuk problem
davranışlara sahipse, elindeki kalemi yazmak için değil kağıt yırtmak, delikler
oluşturmak, fırlatmak için kullanabilir
Davranış Problemleri : Çığlık atma,tükürme, kendine ya da
başkalarına vurma, uygunsuz kelimeler kullanma, dil çıkarma,yemek
yememe,istediği olmayınca yüksek sesle ağlama şeklinde kendini gösterebilir.
Cennet Çocukları Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde, davranış problemlerini
en aza indirmek yada söndürmek adına en az sınırlayıcı yöntemi kullanmak
,Problem davranışın işlevine ve şiddetine göre en uygun müdaheleyi seçmek , Ara
değerlendirmeler yaparak gelinen noktayı tespit etmek ve alınan yola ve gerekli
olan ölçütte değerlendirmelere sonuçlarını
kullanarak değişiklik yapmaya çalışmak ve yerine alternatif
bir davranış koymak amacıyla çalışmalarını sürdürür.
PECS YÖNTEMİ
PECS (Picture Exchange Communication System/Resim Değiş-Tokuşuna Dayalı
İletişim Sistemi), Amerikalı psikolog Andy Bondy ve konuşma terapisti Lori
Frost tarafından geliştirilmiş olan bir alternatif iletişim sistemidir. PECS’de
çocuğa, istediği bir nesneyi ya da etkinliği elde etmek için, o nesnenin ya da
etkinliğin resmini karşısındakine vermesi öğretilir. PECS konuşamayan ya da
konuşmayı işlevsel olarak kullanamayan her otizmli çocuğa öğretilebilir.
PECS öğretimi altı aşamaya ayrılmıştır. İlk başta gereksinimini tek bir
resimle anlatan çocuk, zamanla değişik resimleri ayırt etmeyi ve resimlerle
cümleler kurmayı öğrenir. Resimler ve cümleler taşınır bir cırtcırtlı klasöre
konur. Bunun amacı, çocuğun istediği zaman, istediği yerde yeni bir cümle
kurarak iletişime geçmesine fırsat vermektir. PECS sistemi arkadaşlarla
etkileşimde bulunma, sırasını bekleme ve oyun oynama becerilerini geliştirmek
amacıyla da kullanılır.
PECS otizmli ve gelişimsel problemleri olan bireylere hızlı bir şekilde
işlevsel iletişim becerileri kazandırmak amacıyla geliştirilmiş resim değiş
tokuşuna dayalı bir sistemdir.
PECS’ in amacı bireye temel iletişim becerilerini kazandırmaktır. PECS iletişim
problemi olan tüm bireylerde kullanılabilir. Diğer iletişim yöntemleri göz
teması kurabilme, motor ve ses taklidi yapabilme gibi ön beceriler gerektirir.
PECS bu programlarda yaşanan sıkıntılara çözüm üretmek ve temel becerileri
hızla kazandırmak üzere geliştirilmiş bir programdır.
Sistemde çocuğa iletişim kuracağı kişiye nasıl yaklaşacağı, dikkatini
nasıl çekeceği ve istediği şeyi ifade etmek ve elde etmek için resim ya da
sembolü karşısındaki ile nasıl değiş tokuş yapacağı öğretilir. Sistem 6
basamaktan oluşur:
1.Basamak: Fiziksel yardımla değiş tokuş öğretilir.
2. Basamak: Doğallık ve süreklilik sağlanır.
3. Basamak: Resimlerin ayırt edilmesi sağlanır.
4. Basamak: İstekte bulunmak için cümle yapılarının resimler yardımıyla
oluşturulması öğretilir.
5. Basamak: “Ne istiyorsun?” sorusuna cevap verebilme becerisi
kazandırılır.
6. Basamak: Soru ve isteklere cevabı yorumlama becerisi kazandırılır.
PECS’teki bu basamakları tamamlayan birey sistemde öğrendiği iletişim
becerisini ev, okul ve arkadaş ortamlarında kullanır. İletişim defteri,
iletişim panosu gibi sisteme destek araçlar yardımıyla kendini ifade etme
kapasitesini artırır. Birey istediğini elde ederken aktif rol oynar ve sözel
dil gelişimi desteklenir. Zaman içinde öğrenilmiş beceriler genellenir ve
görselliğe dayalı bir iletişim sistemine gerek kalmadan da iletişim kurabilir.
İletişim becerileri artan bireyin davranış problemleri azalır.
Yapılan araştırmalar PECS öğrenen çocukların önemli bir bölümünün
işlevsel iletişim kurabildiklerini; bu çocukların bir bölümünde resimlerle
iletişimin yanı sıra konuşmanın da geliştiğini; davranış sorunlarının ise
azaldığı görülmektedir.
AİLE EĞİTİMİ VE DANIŞMANLIĞI
Aile Danışmanlığı aileyi oluşturan bireylerin
birbirleriyle olan ilişkileri yaşadıkları sorunlar, sorun çözme, evlilik,
ayrılık ve boşanma sırasında çocuklarla ve aile ile ilgili bireysel ya da bireyler arasındaki
sorunların üstesinden gelinmesine yardımcı olan
bir danışmanlık hizmetidir.Ailelerin yaşadığı zorlukları ele alarak, aile üyelerinin
sorunlarını çözmelerine ve güçlü bir aile birliği oluşturmalarına yardımcı olan
bir hizmettir. Bu hizmet, bir danışmanlık merkezinde, bir aile terapisti veya
danışmanı tarafından veya bazen ev ziyaretleri yoluyla sağlanabilir. Aile
eğitimi ve danışmanlığı, birçok farklı konuda yardım sağlayabilir. Bu konular
arasında iletişim sorunları, çocuk yetiştirme, evlilik sorunları, ayrılık veya
boşanma, cinsel sorunlar, duygusal sorunlar ve sağlık sorunları yer alabilir.
Aile eğitimi ve danışmanlığı, ailelerin sağlıklı iletişim becerileri
geliştirmelerine, stres ve kaygıyı azaltmalarına, çocuklarının davranış
sorunlarını ele almalarına ve genel olarak aile ilişkilerinin geliştirilmesine
yardımcı olabilir.
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, bir koruyucu ruh sağlığı hizmetidir.
Eğitim kurumumuzda bulunan hizmetlerden bir tanesidir. Ruh sağlığı açısından
normal, ancak gelişimsel ve uyum sorunları olan herkesin bu hizmetlere ihtiyacı
olabiliyor. Örneğin, yeni okula gelmiş bir öğrencinin uyum sorunu olabilir,
arkadaş sorunları yaşayabilir, kaygıları olur.Psikolojik danışman bu gibi
durumlarda yardımcı olmayı amaçlar. Öğrencilerimizin içinde bulunduğu
toplumu tanımasına, yeteneklerini en uygun bir şekilde kullanmasını ve
geliştirmesini, karşılaştığı problemleri çözme ve en uygun kararları alma
yeterliliği kazanmasına, toplum içinde severek yapacağı bir işe yönelmesini
sağlamaya çalışır.Aynı zamanda çocuğun öğrenmeye hazırlık sürecindeki sosyal ve
bilişsel gelişimine destek olma, aile eğitimleri düzenleme, çocuğun okulu ile
iş birliği kurma, çocuk ve aile arasındaki ilişkinin kuvvetlenmesi için çalışma
gibi görevler üstlenerek çalışmalarda bulunur.